Bu gece Dolunay olacak.

2010'a güzel bir başlangıç lan.
Geceyi anlamlı kılan bir şey en azından.

Noktadan ve virgülden sonra boşluk bırakın amına koyim ya.

Zor bir şey değil.

Her gün 22:22'de saate bakıyorum.

Evet her gün.

Evet.

Her gün evet.

İştöyle.

Google'da "bır feysbuk istiyorum bırı bana yardımcı olabilir ayen" şeklinde arama yapıp buraya gelen insan sana sesleniyorum. BENİ BUL.

Bir blogu izlemeye alırken en son çıkan sayfacıktaki Bitti butonunun hastasıyım.

Her cümlemden sonra. "Hayat boktan." dediğim bir zaman aralığı vardı. Şakalı derdim ama. Tam gerçekcikten değil. Bir kişi de dönüp "Sensin lan boktan." demedi amınakoyim. Amınakoyim ne güzel küfür. Amuğagoyim. Vayamuğaaa. Böyle aralarda emfesaaayyzz etmek de çok eğlenceli. İngilizce öğretmenlerim bu kelime Türkçe'de var zannediyordu mesela.

Dün gece odaya yaklaşık kafam büyüklüğünde bir karasinek girdi. Defalarca vurmama rağmen yere düşüp tekrar kalkmayı başardı. Ardından üzerine salladığım ufak kilim avizeye çarptı ve tavanın avizenin bağlı olduğu kısmından 5-6 santimlik bir yarık açıldı falan. Sonra kardeşim sineği yakaladı. Biraz işkence yapıp sallayıp duvarlara vurduktan sonra lavaboya atıp musluğu açtım. Delikten zar zor geçti. Vay be ne sinekti ulan diyip duygulanıp keşke öldürmeseydim dedim. Hiç böyle zorlu bir rakiple karşılaşmamıştım. (Bir kaç ay evvelki erkek sivrisineği saymazsak.) İşte. Az evvel banyoya girdim. Süleyman çıkmış, lavabonun içinden bana bakıyordu. Şimdi de masama koydum. Dertleşiyoruz.

Süleyman tabi lan. Sik kadar sineğe isim koyacam diye uğracaşağımı falan mı sandınız..

O değil.
Bu aralar abartmalarım çok abartı.

Şey. Dünyanın en güzel kitap ayracı artık bende. Ona göre takılın.

Siklemiyorum diyorsam, siklemiyorumdur. Gerçekten. Siklemeyerek kuğl olunduğunu falan da düşünmüyorum. Taklalar atarak “Aslında öyle değil, böyle. Hepimiz biliyoruz.” gibi tespitler yapmaya çalışmayın üzerimden, sevmiyorum. Virgülü seviyorum. Öpt. Bay.

Bu “Öpt.” de “Bir arkadaş” değil de “Biark” gibi.